01 Şubat 2006

RACHEL CORRIE, ŞEHİDİMİZ

"kıyısında..."

gözyaşı, akıl ve savaşın kıyısında,

güçsüz, ümitsiz, hayattan yoksun

ne deriz genç insanlara?

nasıl deriz ki, sesin

'hayat hükmetmek ve hırstan ibarettir"

diyenlerin gözünde hiç.

peki nerede mümkün,

kendince düşünmek

ve başkalarına dokunmamak

başkalarına dokunmam, Allah bilir.

Irak'ta çocuklar,

gece korkuyla göğe bakar.

onlarca gökte yıldız yok, sade bombalar

yere korkuyla bakar

giysilerinin altındaki urları sayarak.

peki, nasıl derim Amerikalı gence,

"popüler kültür" dediğin nedir,

adalet mi?

onu tutmak dünyayı öldürmüyor mu?

peki nasıl ağlarım

sesim kalmadığında?

kim cevap verir

bu sorularıma?

artık Rachel Corrie vermez, öldü o.

o, şu, bu ordunun söylediği önemsiz

resimlere bak

o portakal giysili kız

bir karede canlı, neşeli,

diğerinde ölüyor, enkaz altında

galiba Filistinli ölümlere de

vurdumduymaz oldum, sade

Olympia, Amerika'dan o beyaz kızın ölümü

kalbimi kırdı, kanımı burktu.

dünden beri on Filistinli öldü, o sıra bir buldozer

genç kızın evini, bedenini çiğniyordu.

evini bilen varsa,

başsağlığımı iletin.

hala telefonu var, internette,

toplantılar, gösteriler için.

hala Filistin yazıları var.

iyi yazardı.

Kimileri yazıyor,

"keşke orada olmasaydı,"

o öldü

"ondan kurtulduk"

yazıyor kimileri,

"hain or...pu"

o öldü.

peki ben gençlere

"şiddetsiz direniş" mi diyeyim,

oysa onlar görüyor,

parlak portakal giysi,

megafonda ses,

kameralar, Amerikan pasaportu,

katlinize engel değil.

zenci çocukların linç günlerini hatırlarım.

organlarının kesildiğini,

beyaz kadınlara bakmışlar.

şimdi vergi Dolarları

direnişi eziyor,

her çıktığı yerde.

insan hedeflere insan kalkanlar

sözlerim vardı, geri aldım.

artık kimse söylediğime karışmasın.

"sağ kanat" diye birşey yok,

çünkü doğal birşey kanat, ama

öldürmek, insani mi, doğal mı?

belki hayvanlar birbirini yer,

neyiz biz, hayvan mı?

öyle ise kabul et,

hayvan olduğunu aşağılık!

"tüm bombaların anası" yok,

Blair, Sharon, Bush

hepsinin anneleri var.

ne yaparlarsa yapsınlar,

sevdikleri var.

beyaz güç, petrol, Tanrı'nın seçkin kulu olmak! neyse,

ama birşey var sevdikleri, çünkü

anneleri de onları sevdi.

bomba sevmez, çünkü

annesi yok,

hayatı yok.

"tüm bombaların anası" yok,

daha çok insanlık yıkımı var.

zorba olmak daha güvenli değil,

bilirim, çünkü zorbalarla karşılaştım.

ilk ak düşen saçımla bildim ki,

güç başkalarına değil,

kendine hakim olmakta.

bu şiir değil, tehdit hiç değil.

bu bir yemin.

Allah bilir, biz bilmeyiz; ne olacak?

ama her işin karşılığı var.

karşılık geldiğinde,

masumları anacağım ve

elleri kandan beri olan,

kalbi kinden beri olanlarla

duracağım.

şimdi kinlenmemek zor, ama

sevildim, sevdim ve biliyorum.

düşmanın insan olduğunu unutan

kendi insanlığını unutur.

barış yap, adalet yap, Tanrı'nın işi bu

Rachel Corrie yazmış ki,

"okumak, konferanslara gitmek,

belgesel izlemek ya da anlatılanları dinlemek

beni buradaki gerçekliğe hazırlamamış.

Görmeden gözünüzde canlandıramazsınız;

gördüğünüzde de biliyorsunuz ki,

sizin gördükleriniz gerçeğin tam da kendi değil.

İsrail ordusu silahsız bir ABD vatandaşını vursa ne güçlüklerle karşılaşacağı,

ya da bu ordu kuyuları yıktığında su alacak param olduğu,

ve tabii ki buradan gitmek imkanımın da olduğu düşünüldüğünde.

Benim ailemde kimse arabasını sürerken

oturduğum şehrin anacaddesinin sonundaki

bir kuleden atılan roketle öldürülmedi.

Bir evim oldu. Denizi görmeme izin verildi."

o öldü,

deniz gözlerini, Filistin kalbini özleyecek.

ama en çok

ailesi soluğunu.

ve Amerika Birleşik Devletleri Başkanı,

Irak'a savaş ilan etti (yine mi?)

daha çok ölüm sözü verdi.

gençlere ne diyeceğim,

herhangi bir şey.

ençok insanlık, ahlak hakkında

ölümünden bir ay önce Rachel eve yazmış,

"Birçok insan sesinin duyulmasını istiyor,

ve düşünüyorum ki, biz dışarıdan gelenler

bazı ayrıcalıklarımızı bu seslerin, benim gibi iyi niyetli yabancıların süzgecinden geçerek değil, doğrudan Amerika’da duyulması için kullanabiliriz.

Çok zor olacağını düşündüğüm bir derste

daha yeni öğrenmeye başlıyorum,

insanların her zorluğa rağmen nasıl örgütlenebildiğini

ve her zorluğa nasıl direniş gösterdiğini."

geri aldığım başka sözler:

kahraman, cesur, asker.

bu kız düşünülmezi yaptı,

gözünü kırpmadı, geri adım atmadı,

boyun eğmedi ölüme bakarken.

bir kız ve bir yıkım makinesi.

daha birbirine zıt ne var?

daha ne anlatmalı?

savaşın kıyısında gücümüz,

Rachel Corrie ölürken

koruduklarından gelsin.

kıyısında savaşın -- durun!--

bu savaş değil.

hangi emperyalist projeyse bu,

onun kıyısında Rachel Corrie

direnişte yaşasın, aradığımız

adalette, kardeşlikte

savaşın kıyısında unutmayalım,

insanlar ne yüce olur.

Suheyr Hammad

çeviri: Altay Ünaltay

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Şehidimiz Rachel
Sen Doğruluğa,Adalete,Sevgiye Ve Yardıma Muhtaçlara Sahip Çıktın.Allah'ta Seni Yanından Seni Cennetinden Ayırmasın.Ama Bilmeni İsterdim Senin Bu Yaptığını Bu Lanet Ve Vahşet Dolu,Kan Ve Kin Dolu,Zulüm Ve İşkence Dolu,İhanet Ve İftira Dolu Bu Dünya Unutmayacak.
Biz Unutmayacağız!
Huzur İçinde Yat...